Mukaddime

yorumsuz
722 views

MUKADDİME

Dinimizde vaaz etmek ve vaaz dinlemek İslami ölçüler dahilinde sevabı çok olan bir ameldir.

Yüce Peygamberimiz “Din nasihatla kaimdir, Din nasîhatla devam eder” buyurmuştur.

Bu irşâd-ı peygamberî’de çok büyük bir mânâ yatmaktadır. Gerçekten vaazı nasîhat dinleyen mü­minler her gün yeni yeni dinî bilgiler öğrenirler. Bilen müslümanlar da bildiklerini yenilemiş ve hatırlamış olurlar. Bu cihetten nasîhatlarda bilmeyen müslüman öğrenmiş olur, bilen mü’minler de bildiklerini hatırlamış ve bilgilerini kuvvetlendirmiş olurlar.

Peygamberimiz (S.A.V.) Hadis-i Şerifinde:

“İşlerin hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır” buyu­ruyor.

Vaaz Etmek,Vaaz Dinlemek

Demek oluyor ki, bir işi çok yapıp da bırakmak iyi bir yol değil. Olur ki, bu fazileti zamanla unutabi­lir. Ama az olur, her gün devam edersek alışkanlık olur. Onun için her gün devam etmekte iyiliğe alış­ına vardır. İyiliğe alışan kimse de yavaş yavaş fazilet sahibi olur.

Vaazlarda bu incelik vardır. Günde yarım saat, bir saat vaaz dinlemek mü’minler için çok faydalar sağlayabilir. Bu da dinleyenin alış derecesine bağlı­dır. Ancak vaaz etmek ve dinlemek Allâhü Teâlâ’nın bir emridir. Cenab-ı Hak, Sevgili Peygamberimize şu emrini veriyor:

Ey Resulüm Ya Muhammedi Mümin, Müslüman kullarına uaaz-u nasîhat et. Zira Müminlere, Müslü- manlara nasîhat çok fayda uerir. Pek çok yararlar sağ­lar.”

Saadet, huzur isteyen müslümanlar vaazı nasî­hat dinlemek mecbüriyetindedir. Çünkü kendi iyiliği ve saadeti, huzuru Vaazı nasîhat dinlemesine bağlı­dır. Nasîhat dinlemeyenlerin yolu Cehennem yolu, gideceği yerde Cehennemin en alt köşesidir. Cehen­nemin alevli ateşi içinde yanıp azablar içinde kıvran­mak zavallılığında bulunacaktır. Din yolu nasîhat yo­ludur. Her Cum’a hutbesinde dinlemek mecburiyeti olan hutbenin farziyet incelikleri bu gerçeğe dayan­maktadır.

Cenab-ı Hak, okudu­ğum âyeti kerimesinde Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (Aleyhisselâm) a hitâben buyuruyor ki:

“Ey Resulüm! Mümin kullarıma vaazu nasihat et. Zira Müminlere nasîhat çok fayda verir. Pek çok hayır­lar, yararlar sağlar”

Kardeşlerim! Bu âyeti kerimeden öğreniyoruz ki, vaazu nasîhat etmenin ve dinlemenin çok büyük se­vabı var. Ben, Cenab-ı Hak’km bildirdiği bu sevaba nâil olmak için sizlere birkaç kelime nasîhat ve öğüdlerde bulunacağım. Sizler de, bu öğüd ve nasî- hatlan dinleyerek maddî ve mânevî faydalara nâil olacaksınız.

Müslüman Kardeşlerim! Dinimiz nasîhatla kaim­dir. Din ayakda nasîhatla durur. Din, nasîhatlarla, öğüdlerle kuvvetleşir. Dinin kuvvetli ve sağlam oldu­ğu muhît ve çevreler öğüd ve nasihatin bol olduğu yerlerdir. Bu hakikati Sevgili Peygamberimiz şöyle beyân buyurur:

“Eddinünnesihah” Ma’nâsı: “Din nasîhattır” de­mektir. Sevgili Peygamberimiz, bu mübarek cümleyi üç kere tekrar buyurmuşlardır. “Din nasîhattır, din nasîhattır, din nasîhattır” buyurmuşlardır.

İslâm dini, insanlık dinidir. İslâm dini, insan oğ­luna dünya ve âhiret saadetini yaşatmak için gelmiş­tir. İnsanın bu dünyaya niçin geldiğini din öğretir.

Allâhü Teâlâ, insanların dünyaya gelmelerinin gâyesi ibâdet olduğunu

âyetiyle beyan buyuruyor. Âyeti Kerimenin ma’nâsı: “İnsanları da, cinleri de ancak bana ibâdet et­sinler diye yarattım” demektir.

Şu halde insanın yaradılış gâyesi Allâh’ın varlığı­nı birliğini tanımak ve bir olan Allâh’a ibâdet edip kullukda bulunmaktır. İnsan, Allâh’a ibâdet için ya­ratılmıştır. İnsanın vazifesi ibâdettir. İnsan ibâdet ederse insandır. Aksi halde vazifesini yerine getir­memiş olur ki, o zaman da insanlık şerefinden ve gerçek değerinden kaybetmiş olur.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 9 Nisan 2013

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın