Kocanın hanımına karşı olan vazifeleri

yorumsuz
459 views

Kocanın hanımına karşı olan vazifelerinden bazıları da şöyledir:

Koca müşterek ikâmetgâhı kendisi tesbit eder. Kadının evden çıkışını kontrol hakkına sahiptir. Tamamen başıboş bırakıp istediği yerde ve dilediği kimselerle gezmesine müsaade etmez. Ancak, muayyen zamanlarda ana babasını ve kendisiyle evlenmesi yasak olan hısımlarını ziyaret etmesine mani olmaz. Yine evin erkeği, eve ziyaretçi kabulünü de sınırlayabilir. Hatta yasaklayabilir de. Zevcesini kendisiyle birlikte seyahate götürme hakkına sahiptir.

Yine kocasının zevcesini tedip hakkı da vardır. Ancak bu, hanımına karşı şiddet kullanmasını, onu istediği gibi dövmesini ve ona kötü muamele etmesini hiçbir şekilde tecviz etmez. Zamanımızda öyle insanlar vardır ki, dışarıda öfkelenir, gelir evde karıya kafa tutar, daha da ileri giderek onu iyice döver. Elbet bunlar kişinin noksanlığının alâmetidir. Ve Müslümanlıkla da bir alâkası yoktur.

Kocanın hanımına karşı olan vazifeleri ve sorumlulukları nelerdir ?

Koca, karısının hoşa gitmediği bir hareketini gördüğünde ona ihtar eder, doğru olanı gösterir. Eğer kadın yine kendi bildiğinde ve kafasının doğrultusunda giderse, bir müddet için onu yatağına almaz. Kadın bununla da uslanmaz, hatada İsrar ederse o zaman hafifçe dövebilir.

Nebiler Nebisi (Aleyihissalâtu Veselâm) Veda Hutbelerinde şöyle buyurmuşlardır:

İnsanlar!

Kadınların hakkını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız onların, aile yuvasını, sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetme- meleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp sakındırabi- lirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki haklan meşru bir şekilde her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.”

Erkek, zevcesini “Çirkinlikle itham etmemelidir. Ona böyle demek, kalbine kazma vurmaktan daha beterdir. Çünkü kadın ince ruhludur. Çabuk etkilenir. O kendisini dâima bir çiçek olarak görür ve kocasınır gözünde öyle olmayı arzular.Kadına güzel olduğunu söylemek bir iyilik ve nezakettir. Onun gönlünü almanın türlü yolları vardır. Çünkü her kadın, efendisinin kendisiyle ilgilenmesini arzu eder. Kocasından sevgi ve alâka görmeyen kadın, zamanla kocasına karşı nefret duymaya başlar. Bu ise, yuvadaki huzurun uçup gitmesidir…

Bir erkek zevcesinin nasıl temiz ve güzel görünmesini isterse, kendisi de hanımına karşı öyle olmalıdır. Saçı sakalı birbirine karışmış, ağzına hiç fırça girmemiş, her tarafından perişanlık dökülen bir adama karşı kadının gönlünde soğukluk meydana gelir.

Allah’ın Yenilmez Arslanı ve Evliyalar Sultanı Hazret-i Ali (Radıyallahü Anh) şöyle demiştir:

Elbiselerinizi yıkayınız. Saçlarınızın fazlalıklarını kesiniz. Misvak kullanınız. Süsleniniz ve temizleniniz. Çünkü İsrailoğulları bunu yapmadıkları için, kadınları onlardan soğumuşlar ve zina yapmışlardır.”

Muhammed bin Şakik hikâye eder:

“- Birgün çarşıya gidip bir karpuz aldım, eve getirdim. Hanım, karpuzu beğenmedi ve yüzünü ekşitti. Ben de ona:

“A hatun, dedim, sen kime kızıyorsun? Karpuzu satana mı, alana mı, yoksa yaratana mı?

Yemin ederim ki, onu yaratan, yaratıcıların en güzelidir. Onu alan ile satan ise, sana senin için ezelden takdir edilmiş olanı veriyorlar…”

Bu sözler hanımın yüreğine kurşun gibi işledi, hatasını anladı, isyanından dolayı hemen tevbe istiğfar etti..”

Eğer kadının ilk tepkisine karşı koca da sert davransaydı, hem kadın hakikati göremeyecekti, hem de evde büyük bir gürültü kopacaktı..

Kömür Yüzlü Zenci

Alemde nice işler olur bir görün.. Görün de kendi hâlinize şükredin. Nefsin ve hevanın değil, Allah’ın emrine tâbi olun. Zamanın büyük Velîlerinden Hakîm bin Atâ (Kuddise Sirruh), siyaha yakın koyu esmer bir zattı. Zevcesi Anber ana ise gün görmemiş incilere misâldi. Bir gün Anber Hatun’un gönlüne şu fikirler damla damla iniverdi:

Ah ne olurdu, Hakîm Atâ siyah olmasaydı!”İç gözlerine hikmet sürmesi çekilen büyük Velî, Allah’ın izniyle onun gönlünde çağlayan fikirleri keşfettiler ve zevcesine dönüp dediler ki:

“- Ey Anber Hatun!.. Yakın bir gelecekte benden daha siyah birine düşeceksin. O zaman hâlin nice olur?”

Han kızı Anber ana bu tecellîden yapraklar misâli titredi. Çok geçmeden de Hakîm Atâ’nın başına ecel kuşu geldi Ve onu bu fena mülkünden aldı…

Hakîm Atâ Harizem’de son uykusuna dalıp ebediyyete göçünce Zengi Ata Taşkentten kalkıp Mürşidinin vatanına geldi ve kabrini ziyaret etti. Anber Ananın şer’î “iddeti” dolunca yakınlarından birini ona gönderdi ve dedi:

“- Onun nikâhına talibim, cevabı nedir?”

Anber ana bu sözü duyunca fena öfkelendi:

“- Ben, dedi, Hakîm Atâ’dan sonra kimseye zevce olmam! Kaldı ki bu kömür yüzlü Zenciye?”

Fakat o elemde akılları durduran bir şey zuhur ediverdi. Anber Hatun, kendisine talip olan Zengi Ata’ya red cevabını verirken yüzünü hangi tarafa çevir- diyse o tarafa doğru boynu tutulup kaldı. Büküldü ve düzelmez oldu. Istırap çekilir cinsten de değildi. Kavranıp duruyordu.

Anber ana bükük boyunla uğraşa dursun. Teklifi götüren adam Zengi Ata’nın huzuruna varıp tane tane konuştu: Ey Temiz canların Pîri, Anber ana teklifinizi kabul etmiyor!” ‘

Zengi Ata Hazretleri dudaklarına tombul bir gülücük kondurup mırıldandı: Git de Anber anaya de ki: Beni Zengi Atâ gönderdi ve senden soruyor: Bir gün “Keski kocam siyah olmasaydı!” diye kalbinden geçen duygu hatırında mı? Hani bu içini dolduran duyguyu Hakîm Atâ keramet nuruyla keşfetmiş ve “benden daha siyahına düşeceksin!” dememiş miydi sana? Şimdi ne dersin bu işe? Ben ondan kat kat siyah değil miyim?” Kader kaleminin yazdığını kim değiştirebilir ki? Anber ana bu dehşetli sualin karşısında her şeyi anladı ve kaderine razı oldu. Teslimiyet gösterdi, ondan sonradır ki boynu düzeldi.

Bu menkıbeyi niçin anlattım? Evlilik bir yerde kader bağıdır. Allah’ın takdir ettiği şey mutlaka vücut bulur. îşte evlenen kadın ve erkek, bunu düşünmeli, “Allah benim için böyle takdir etmiş” demeli ve güzel geçinmenin yollarını aramalıdır.

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 26 Şubat 2014

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın