Kadının Kocası Üzerindeki Hakları

yorumsuz
300 views

KADININ KOCASI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Adem neslinin devamı erkek ve kadının evlenmesiyle mümkündür. Nikâh helâl, başka yollar ise haramdır. Evlilikte kadının erkeğin üzerinde hakkı olduğu gibi, erkeğin de kadın üzerinde hakları vardırHerkes hakkını bilir ve hakkına razı olursa, dünya hayatı cennetlere döner. Fakat, Allah emrinde değil de herkes kendi kafasının doğrultusunda giderse dünyada huzurun kokusunu duymak imkânı yoktur.

Kadınlarla iyi geçinmek ve onları idare etmek hüner ister. Allah Teâlâ:“Onlarla güzel geçinin, iyi muaşerette bulunun.” Buyurmuştur. îyi geçinmek, hayırlı ve iyi bir insan olmaya bağlıdır. Huysuz, sarhoş, kumarbaz ve daha bilmem ne olan adamdan kadına fayda gelmez, sâdece acı ve ıstırap dolu günler vardır. Mü’min ve muttati kullardan ise hayır ve bereket akar.

Kadının Kocası Üzerindeki Hakları Nelerdir ?

Nihayetsiz olan Mülkün Seyyidi ve Kevser Havuzunun Sahibi Cenâb-ı Peygamber (Sallallahü Aleyhi Ve Sellem) son ânında, yani dünyaya veda etmek üzere ölüm yatağına yattıkları hastalıklarında sesi kısıldığı halde ve güçlükle nefes alıp verirken ümmetine üç şeyi vasiyet etmişlerdir:

“Namaz, namaz (namaza devam edin).”Eliniz altında bulunanlara güçlerinden fazla iş teklif etmeyin. Kadılarınız hakkında Allah’tan korkun; onlar sizin elinizde (bir nevi) hürriyetlerini kaybetmişlerdir. Onları Allah ile muahede ederek aldınız ve Allah adı ile kendinize helâl ettiniz!”

Artık Allah’tan korkun, onların haklarına tecavüz etmeyin, onlara iyi muamelede bulunun, onlarla güzel geçinin ki, dünyanız ve âhiretiniz selâmette olsun.

Hâkim bin Muâviye (el-Kuşeyrî) babasından naklen şöyle rivayet etmiştir: Ben,“- Ey Allah’ın Resulü, dedim, birimizin zevcesinin (kocası) üzerindeki hakkı nedir?”

Kâinatın Fahri buyurdular ki:Yemek yediğin zaman ona da yedirmendir, giydiğin zaman ona da giydirmendir. Yüzüne (tokat) vurma. (Onu) çirkinlikle itham) etme, onu evinden başka yerde bırakma.”

Demek ki, gıda ve giyide eşitlik de gerek. Sadece hanımın karnını doyurmak kâfi değil. Erkek kendi ne yer ondan yedirmek, yine kendi ne giyerse ondan giydirmek durumundadır. Yani kendisi en güzel ve lüks kumaşlardan giyindiği halde zevcesine hiçbir şey almamak ve onu eski püskü elbiseler içinde bırakmak insaf değildir.

Sultanü’l-Enbiyâ (Aleyhisselâtü Vesselam) efendimiz şöyle buyurmuşlardır:Müminlerin, îman yönünden en kâmili, ahlâkı en güzel ve ailesine karşı en çok lütûfkâr davranandır.” Yine şöyle demişlerdir:

Hayırlınız, ailesine iyi davrananızdır. Ben ise. aileme karşı en iyi davrananızım.”

Cihan günleri her zaman çiçeklerle gelmez, bazı kere de fırtınalı olabilir. İnsan hâli de öyledir. Kadın sıkıntı ve kederli günlerinde kocasından yakınlık ve alâka bekler. O demde onunla şakalaşmak ve ona güzel sözler söylemek hüzün ve kederini giderecektir.Nebiyy-i Muhterem efendimiz, Sultanlar Sultanı iken, çok kere zevcelerinin seviyesine iner ve onlarla şakalaşırdı. O kadar ki, Hazret-i Aişe ile yarış bile yapmıştı…Kapıdan içeri girince herkesi korkutan, yüzü hiç gülmeyen, sert ve haşin davranan kimse iyi bir aile reisi olamaz. Hak ve adalet güneşi Hazret-i Ömer (Radıyal- lahü Anh)? çok titiz ve sert mizaçlı olduğu halde ailesi karşısında yumuşak başlı kuzu gibiydi. Hattâ şöyle demiştir:

“İnsan, ailesine karşı çocuk gibi, hârice karşı da erkek gibi olmalıdır.”

Hazret-i Lokman’ın da aynı sözü söylediği rivayet edilir. Yani bu sözden maksat onlarla hoş geçinmek manasınadır. Sen tatlı ve hoş olursan, sana karşı kimse surat asamaz.Şekerin yeri helvanın gönlü olduğu gibi, sirkenin mekanı da küpün dibidir, ister şeker ol, helva ile yaşa. İster sirke ol her şeyi berbat et…

Yine zamanımızda çok kimse vardır ki, kendisi akşama kadar kahve köşelerinde pinekler, kumar oynar, hanımını çalıştırıp onun parasını yer. Üstelik bir güzel de döver… Artık böyle bir yuvada saadet olur mu?

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Eklenme Tarihi: 26 Şubat 2014

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın