Allaha Zikretmek

yorumsuz
743 views

Allâhü Teâlâyı zikretmenin fazi­letleri

Cenab-ı Hak, Sûre-i Ahzabın 41-42 ayetlerinde:

“Ey îman eden, inanan kullarım! Allâhü Teâlâ’yı çok çok anarak devamlı zikrediniz, O’na sabah ve akşam teşbih ederek zikirde bulununuz” buyuruyor.

Sevgili Peygamberimiz Hadîs-i Şeriflerinde:

“Zikrullah’dan başka insanı azabdan kurtarıcı bir şey yoktur” buyurmuştur.

Allaha Zikretmek

Evet, Mü’minler! Kalbin hayatı zikrullâh iledir. Kalp Allâhı zikir ederek gafletten uzak bir durumda bulunur. Gönül ferahlığı zikrullâh iledir. Allâh’a ya­kınlık, Allâh’m rızası zikrullâh ile elde edilir. Sevenler sevgililerini hiç bir zaman unutmazlar, dillerinden düşürmezler. Allâh yolunda ilerleyenler, hep zikrul­lâh ile ilerlemişler, Erenler, hep zikrullâh ile ermiştir.

Sevgili Peygamberimiz Hadîs-i Şerifinde:

“A’zamun’nâsi dereceten ezzâkirunallah = Derece iti­bariyle insanların en büyüğü, Allâhı zikredenlerdir” bu­yurmuştur.

Bir zât, gelip Peygamberimize:

— “Yâ Resûlullâh! Kolayca Allâhın rızasını ve âhiret saâdetini kazanacağım birşey öğretiniz de ya­payım deyince, Peygamberimiz (S.A.V.):

“Dilin zikrullâh tazeliğinden uzak kalmasın” bu­yurdu.

Okunmasında çok fazilet bulunan zikirleri şöyle okuyarak, ma’nâsıyla, maâliyle aklımızda tutmaya çalışalım.

Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuş; Her kimki:

“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” zikrini söylerse tüm sıkıntıları gider.

Ma’nâsı: “Güç ve kuvvet yalnız ve yalnız Allâhü Te- âlâ’nmdır. (Allâhü Teâlâ’dandır)” demektir.

“(Lâ havle uelâ kuuuete illâ billah) duâsı (99) dok- sandokuz derde devadır; bu dertlerin en küçüğü kalbde- ki üzüntüdür.”

Bu mübârek duâyı okuyan kimsede hiç bir üzün­tü keder ve elem diye bir dert kalmaz.

İbni Ebîddünyanm Ebû Hüreyre’den (R.A.) rivayet ettiği Hadis-i Şerifin metninin tamamını yukarıda okuduğumuz gibidir.

Duâların rivâyet edildiği Hadis-i Şeriflerin baş ve son kısımlarını da bir çok duâlarda Arabça metinleri­ni okuyorum ki, müslüman kardeşlerimizin daha da inanarak okumalarını sağlamış olalım.

Müslüman kardeşim! Zikirler, bizim can sigorta- mızdır. Çok çok zikir etmeye alışalım. İnsanın göğ­sündeki daraltıyı, kalbindeki sıkıntıyı, gönlündeki üzüntü ve kederi hangi ilâç giderebilir? Hiç bir ilâç gideremez. Bu dertler ancak ve ancak sevgili Pey­gamberimizin (Aleyhisselâm) yukarıda okuduğumuz bize öğrettiği mübarek zikri okuyarak giderebiliriz.

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) in mübarek duâsı- na dikkat edersek “99 derde devadır, bu dertlerden en hafifi, en küçüğü gönül sıkıntısı, gönül darlığı, elem ve hüzün, üzüntüdür” buyuruyorlar.

“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” duâsını oku­yan kimsenin üzüntü ve kederi kendiliğinden izâle olur kaybolur gider.

Yine Hz. Ali (R.A.) Efendimizin rivayet ettiği bir Hadis-i Şerif, Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendi­miz, şöyle buyuruyor:

Ma’nâsı: “Her kim ki, herhangi bir şeyden mahzun olup üzülürse (herhangi bir şey kendisini üzerse o üzün­tünün gitmesi için):

“Lâ haule ve lâ kuvvete illâ billâh” duâsını okusun.” Emrini vermiştir. Demek ki bu duâ üzüntülerimizin gitmesi için birebir devâdır.

Yine diğer bir Hadis-i Şerif de bu duâ hakkında­dır.

Tabarânî’nin rivayet ettiği bir Hadis-i Şerîfde:

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz, şöyle buyuruyor:

Ma’nâsı: “Allâhü Teâlâ’nın kendisine bir nf met ver­diği kimse; o nî’metin kendisinde devamlı kalmasını is­terse çok çok;

“Lâ haule uelâ kuuuete illâ billâh” duâsını okusun” demektir.

Müslüman kardeşim! İşte sizlere “Lâ haule uelâ kuuuete illâ billâh” duâsımn büyüklüğünü bildiren üç tane Hadis-i Şerifi manâlarıyla birlikte okuyup bil­dirdik. Niyyetimiz, sizlere sağlam bir bilgi vermektir.

Hadis-i Şeriflerin manâlarım kendi kafamızda daha geniş bir şekilde izah ve derin inceliklerini dü­şünelim ve bol bol bu duâyı okuyup derdlerimize de­va olmasını niyaz ile ve Allâhımızın bizde olan nî’metlerinin çokluğunu düşünelim, ona göre hare­ket edelim.

Allâhü Teâlâ’nm sevdiği iki kelimelik bir zikir de bu zikirdir.

“Subhânallâhi ue bihamdihî. Subhânallâhilazıym.”

Ma’nâsı: “Allâhü Teâlâ’yı teşbih ederim, hamd o’na mahsustur. Azîm olan Allah’ı teşbih ederim” demektir.

Subhân: “Noksan sıfatlardan tenzih etmek, uzak tutmak” demektir. Aynı zamanda kemâl sıfatlarla muttasıf olmak manâlarını içine alır. “Subhan,” Cenab-ı Hakk’ı, bütün eksikliklerden, noksanlardan uzak tutarak, bütün kemâl ve yükseklik, yücelik ifa­de eden sıfat ve niteliklerle vasıflamak demektir.

Hamd: Bütün varlıkların Cenab-ı Hakk’ı öğme ve senâda bulunmalan demektir. Öğme ve öğülme hak­kı ancak Allâh’a mahsustur. Bütün varlıkların ham- detmeleri (öğmeleri) Allâh’a aittir. Hamd, geniş ma­nâlı bir kelimedir ki, hamd ancak Allâh’a yapılır.

Bu iki kelimelik teşbih hakkında Buhârî ve Müs- limin rivayet ettiği Hadîs-i Şerifde: Sevgili Peygambe­rimiz (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyuruyor:

Ma’nâsı: “Dilde Iisanda hafif, terazîde ağır gelen, Rahman olan Allâh katında (yanında) sevimli olan iki kelime vardır ki, o kelimeler:

“Sübhânallâhi ve bilhamdihi Subhânallâhil – Azim” kelimeleridir.” Şu halde her müslüman gece ve gündüz ne za­man ki, dili boş, kendi meşguliyeti az hemen bu yu­karıda geçen teşbih ve zikri bol bol okusun. Hiç boşa vakit-saat geçirmesin. Allâhü Teâlâ yanında en se­vimli olan, Allâh’m en çok sevdiği bu iki kelimelik zikri-duâyı okusun. Kim yukarıda geçen iki kelimelik duâyı okursa Allâh indinde en sevimli, en kıymetli bir kul olmaya namzet olur. Allâh cümlemize nasip etsin. Âmin!..

Allâhü Teâlâ’nın sevdiği zikirlerden biri de Sub- hânallâhi ve bihamdihi Zikridir.

Ma’nâsı: “Allâh indinde (katında) sözün en çok se­vimli olanı, Allâhü Teâlâ’mn en çok sevdiği kelâm, en güzel söz:

“Sübhanallâhi ve bi-hamdihi” cümlesini söylemek­tir” demektir.

Allâhü Teâlâ yanında en çok sevimli olan bu cümlede, Allâhü Teâlâ’yı bütün noksan sıfatlardan tenzih etmek – eksikliklerden uzak tutmak ve kemâl sıfatlarla vasıflamak hususu vardır. Teşbih etmek, Allâhü Teâlâ’ya karşı en büyük ta’zîm ifade eden bir cümledir. Bu tesbihî okumak ve devam etmek insanı rûhen yükseltir, terakki ettirir.

Buhârî ve Müslimin, Ebû Hureyre (R.A.) dan riva­yet ettiği diğer bir Hadis-i Şerifde de:

Ma’nâsı: “Kim ki, her gün yüz kere (Sübhânallâhi ve bi-hamdihi) teşbihini (duâsını) okursa, günahları deniz köpüğü kadar dahi olsa silinir (affolunur)”

Demek ki, bir kimse yüz kere bu bir kelimelik duâyı okuyor, Cenab-ı Hak o kulunun denizin köpük­leri kadar çok olan günahlarım affediyor.

Müslüman kardeşim! Gafletten uyan. Allahımızın sonsuz rahmet ve merhametine bak ki, bir şeyi ba­hane ederek, kulunu, kullarını affetmek istiyor, kul­larının günahlarını bağışlamak istiyor. İşte bu Hadis-

Şerîf bizlere bu müjdeyi veriyor.

Müslüman kardeşim! Okuduğumuz Hadis-i Şerif­lerden bu “Sübhânallâhi ve bihamdihi” teşbihinin (duâ zikrinin) faziletinin büyüklüğünü, bu zikri okumada­ki sevabın çokluğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Şimdi bizim yapacağımız en kazançlı, kârlı hare­ket şu olacaktır: Her nerede olursak olalım, kendi ba­şımıza kaldığımız anlarda, yolda, evde, bağda, bahçe­de boş kaldığımızda hemen yüz kere:

“Sübhânallâhi ve bi-hamdihi” duâsını çekelim. 100 defa bu duâyı okuyalım ve böylece Resûlullâh (S.A.V.) Efendimizin haber verdiği, müjdelediği bu büyük ecre (sevâba) nâil olalım (kavuşalım). Cenab-ı Hak cümlemize nasîbü mukadder eylesin. Amin!..

Başka bir Hadîsi Şerîfde de yine:

Yeryüzünde bulunan insanlardan kim:

“Sübhânallâhi ve bihamdihi”

Zikrini okursa deniz köpüğü kadar günahı olsa Al­lâh affeder buyruluyor.

Müslüman kardeşim.1 Bu zikirleri ezberle, bol bol oku. Günahımız çok, hata ve kusurlarımız sayılama­yacak kadar çoktur. Ama Allâhımızın rahmeti daha fazladır.

Sevgili Peygamberimiz Ashabına çeşit çeşit zikir­ler öğretmiştir.

Peygamberimiz (S.A.V.) Muaz Bin Cebele öğrettiği en güzel Zikir budur.

 

Ma’nâsı: “Ey Allâhı m! Seni zikretmek, sana şükret­mek ve sana en güzel bir şekilde ibâdet edebilmem için bana yardım etf demektir.

Görüyoruz ki Allâhı zikretmek, anmak için, yine Allâhımızdan yardım istiyoruz.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 8 Nisan 2013

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın